Chat Kanalları Chat, Chat Kanalları, Sohbet Kanalları, Chat Kanalı

Bu askerlerin tek istediği şey savaşmak

07.25.2010 · Sohbet Odaları Kategoriler Dünya, Haberler

Her gün kanlı çatışmalara sahne olan savaş alanlarından uzak kalabilmek birçok askeri sevindiren bir şey olabilir. Ancak bazıları için, savaşa gönderilmemek hayal kırıklığı, üzüntü ve utanç demek.

ABD’deki 11 Eylül saldırısının ardından, yüz binlerce genç insan Ortadoğu’da başlayan sonu gelmez çatışmalara katılmak için orduya yazıldı. Bu gençler arasında geçim sıkıntısı ve vatandaşlık hakkı elde etmek gibi nedenlerle orduya yazılanların dışında, her türlü riski göze alarak savaş katılmak isteyenlerde bulunuyordu.

Bu askerlerden biri olan Jay Agg, orduya girdiği zaman ciddi şekilde yaralanabileceğini, sakat kalabileceğini hatta ölebileceğini biliyordu. Ancak Agg, orduya girdiği 2001 senesinden beş yıl sonra görev süresini tamamladığı zaman, ABD topraklarından dışarı adımını atmamıştı.

Yaygın olan inanışın aksine, kanlı çatışmaların eksik olmadığı dokuz yıl süresince savaşa dâhil olmayan bu askerler, kimsenin fark etmediği bir hayal kırıklığı yaşadı.

SAVAŞMA İÇGÜDÜSÜ
Vietnam savaşı döneminde, orduya alınmaktan korkan genç erkekler kendilerini bilerek sakatlıyor, evleniyor, Kanada’ya kaçıyor ya da savaşa katılmak zorunda kalarak Asya’daki amansız çatışmalarda hayatını kaybediyordu.

Günümüzde ise bazı askerler en başından beri hazırlıklı oldukları kaderlerini kabullenerek savaşa gönüllü oldu. Ancak geçen yılların ardından savaş yüzü görmemeleri öfke, üzüntü ve utancı bir araya getirdi.

ABD, bugüne kadar yaklaşık 5,500 askerin hayatına mal olan Irak ve Afganistan’daki savaş bölgelerine, on binlerce kara ve deniz piyadesi gönderdi. Ancak savaş bölgesine konuşlanan bir askere karşılık, üç asker ABD’de destek güç olarak bekletiliyor.

Toplam asker sayısı 1.47 milyon olan ABD Ordusu’nun Kara Kuvvetleri’nde 560 bin, Hava Kuvvetleri’nde 330 bin, Deniz Kuvvetleri’nde 210 bin ve Sahil Güvenlik birimlerinde 43 bin asker bulunuyor. Toplam askeri gücün yüzde 20’si, Irak ve Afganistan’da görev alıyor.

BOŞA GEÇEN YILLAR
Geride kalan askerler için, savaştan uzak kalmış olmaya katlanmak oldukça güç. Birçoğu yıllarca eğitimi aldıkları şeyi ortaya koyamamanın üzüntüsünü yaşıyor. Dahası, çevrelerine neden geri planda bırakıldıklarını açıklamak zorunda kalıyor.

Liseden mezun olduktan sonra 2001 yılında orduya katılan Itzak Lefler, asker olduğunu öğrenen herkesin kendisine “Hiç birini öldürdün mü?” diye sorduğunu belirtiyor. Ancak beklentilerini aksine hiçbir zaman çatışmaya girmemiş olan askerler, bu tür sorular karşısında karmaşık hisler yaşıyor.

Lefler, “İnsanlara gerçeğin ne olduğunu söylemek zor oluyor. Bu sefer size sanki askerde hiçbir şey yapmamışsınız gibi, ‘o zaman ne yaptın?’ tarzında sorular soruyorlar” dedi. Hiçbir savaş alanına gönderilmediği sekiz yılın ardından, Lefler yıllarının boşa geçtiğini düşünüyor.

Lefler, kana susamış bir insan olmadığını, ancak bir Deniz Piyadesi olarak dünyayı dolaşmak istediğini ve arkadaşlarıyla görevlerde yer almayı arzu ettiğini söylüyor.

ABD’DE TIKILIP KALMAK
Justin Lago’nun da hikâyesi buna benziyor. 11 Eylül saldırısının ardından orduya giren Lago, arkadaşlarıyla beraber, “kim ve ne için savaşıyoruz?” çıkmazına giren askerlerden biri. Ancak Lago, “Tek istediğimiz savaş bölgesine gönderilmekti. Görevimizin ne olacağı önemli değildi. Önemli olan savaş alanında yer alan bir asker olabilmekti” diyor.

Lago bunun yerine, Irak ve Afganistan yerine çok daha uzak bir görev yerine, Japonya’nın Okinawa Adası’ndaki ABD üssüne gönderildi ve savaşı oradan seyretti.

Ancak Lago, nişancılığı kuvvetli bir asker olarak savaşı seyretmek yerine hep bir komutanın arkasını gözlemeyi veya savaş alanında arkadaşlarının hayatını kurtarmayı hayal etti.

GÖREVLERİNDEN KOPAMIYORLAR
Irak ve Afganistan’da görev alan askerler, zor şartlarda edindikleri tecrübelerinden yararlanılması için tekrar ve tekrar göreve çağırılıyor. Ancak bunu gönüllü olarak yapanlar da var. Irak ve Afganistan’da askeri polis olarak görev yapan Michale De Vaughn, görev süresi bittikten sonra yarım bıraktığı eğitimine devam etme kararı aldı.

Ancak ordu yedeklerinde geçirdiği üç yılın ardından, kendini yine durduramadı ve kısa bir süre önce üçüncü kez gönüllü oldu. Vaughn, önümüzdeki ay tekrar Afganistan’a gönderilecek.

Vaughn, yeteneklerinin sivil hayatta boşa harcandığına inanıyor. Askerliği döneminde bulunduğu zor şartların ve taşıdığı stresin iyice anlamlı kıldığı sorumluluk hissini çok sevdiğini söylüyor. Ona göre en önemli his ise; hayatta kalmış olmak.

Vaughn, savaş alanındaki hissi, “Herkes, hayatının hemen yanı başındaki arkadaşına bağlı olduğunu çok iyi biliyor. Bunu bir masa başı işinde hissetmiyorsunuz” diye tanımlıyor.

Yorumunuzu yaziniz